Yurt Partisi Genel Başkanı
Sadettin TANTAN
E-mail Kayıt
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
 
 
 

NEDEN YURT PARTİSİ ?

Ülkemizi kuşatan güçler tarafından iktidarından muhalefetine, siyasetinden ekonomisine, sosyal yaşamından kültürel dokusuna, medyasından borsasına, üniversitelerimizden derneklerimize kadar her yerin işgal altına alındığı koşullarda YURT Partisi; Tam Bağımsız Türkiye’yi yaratmak için kutsal yolculuğuna başlamıştır. Bu mücadelede bize destek verecek olan kardeşlerimiz, halkımız, kadınlarımız, gençlerimiz, vatanseverlerimiz, Bundan sonra ki  seçimleri için bizlerle beraber meydanlara çıkmak, YURT Partisi çatısı altında toplanmak, YURT Partisi çatısında yurdu savunmak, işgalcileri sandığa gömmek için el birliğiyle mücadele etmek sorumluluğunda olmalıdır. Bugün başka çözüm yolumuz kalmamıştır. Türkiye’yi işgal eden güçlerin işbirlikçisi AKP iktidarı ve bu işgali seyreden, bu işgale adeta ortak olan TBMM içindeki muhalefetin tasfiye edilmesi zamanı gelmiştir. Bu tasfiyeyi gerçekleştirmeden, Tam Bağımsız Türkiye’yi Kuramayız. Bu tasfiyeyi, seçim sandığında gerçekleştirecek, ülkede yeni bir dönemi başlatacak ve işgalcileri Geldikleri Gibi Ülkelerine Göndereceğiz.
 
 
 
YURT PARTİSİ İKTİDARA HAZIRDIR.
 
YURT PARTİSİ TAM BAĞIMSIZLIK PROGRAMI’NI AÇIKLIYORUZ.
 
 
 
Yurt Partisi, Programlı biçimde vatansever ve uzman kadrolarıyla iktidarı devralmaya hazırdır. YURT Partisi, iktidarında uygulayacağı TAM BAĞIMSIZLIK PROGRAMI’nı hazırlamıştır. Bu politikanın Temel İlkelerini, Demokratik Değişim Programı olarak genel hatlarıyla açıklayacağız.
 
 
 
YURT Partisi’nin vizyonu, Türkiye’yi 21. yüzyılda bölgenin en güçlü ülkesi durumuna getirerek dünyanın süper güçleri arasında yer almasını sağlamaktır.
 
YURT Partisi’nin misyonu, Türkiye’yi bölgesel en güçlü ve küresel süper güç yapma vizyonuna ulaşmak için Tam Bağımsız Türkiye’yi kurmaktır.
 
 

Yurt Partisi’nin Siyaset Anlayışı
 
Türkiye’nin siyasal ve yönetsel krizinin temelinde mevcut siyasi partilerin yapılanmaları, siyaset yapma biçimleri, iktidara gelme yöntemleri ve amaçları yatmaktadır.
 
Demokratik rejimlerde siyasi partiler değişim öncüsü, çözümlerin sunucusu konumunda olmak durumundadır. Siyasi partilerin iyi çalışmadığı demokratik rejimler, başarıya ulaşmakta zorluk çekerler. Köklü yapısal ve toplumsal değişimlerin gerekli olduğu ülkemizde siyasi partiler, değişime kapalıdır ve parti içi oligarşinin çıkar çatışmalarının alanı durumuna gelmişlerdir. Bu biçimiyle ülkemizde özellikle TBMM’de temsil edilen siyasi partiler olmak üzere siyasi partilerin çok büyük bir kısmı, iyi çalışmamaktadırlar. Yapılanmaları ülke sorunlarını çözmek üzerine değil belirli bir yönetici grubunun ve onların arkasındaki güçlerin iktidarlarını ve çıkarlarını kollamak üzerine kurulmuştur.
 
Halkın hesap sorma mekanizmalarının olmadığı ve yargı sisteminin iyi işlemediği bir ortamda bu partiler iktidara geldiklerinde kendilerini iktidara getiren etkili güçlerin güdümünde hareket etmekte, ülke sorunlarını çözmek yerine diyet borçlarını ödemek için toplumun büyük bir kesiminden küçük bir azınlığa gelir transferinde bulunmakta, gelir dağılımını giderek adaletsiz hale getirmektedirler. Üretim ekonomisi yerine rant ekonomisinin egemen olması, sorunların giderek ağırlaşmasına yol açmaktadır. Kamu bankalarından ucuz krediler, teşvikler, vergi istisnaları ve muafiyetleri, haksız kamu ihaleleri, ucuza kapatılan kamu arazileri ve tesisleri, tekel oluşturmalar ve kayırmalar şeklinde dağıtılan rantlar siyasetin de yozlaşmasına neden olmaktadır. Rant paylaşım 1990’lara kadar olan dönemde sol-sağ ayrımı kullanılmak suretiyle örtülmeye çalışmaktadır. Bugün bu çatışma ortamı, Sünni-Alevi çatışması ya da Türk-*Kürt çatışması biçiminde devam ettirilmek istenmektedir.  
 
Rant paylaşımından zarar gören geniş halk kesimleri ise asıl çözümün bu ayrımları besleyen mevcut düzen partileri yerine ülkemizin sorunlarını çözecek yeni bir siyasi partinin ortaya çıkması olduğu konusunda birleşmek zorundadırlar. İşte giderek sorunların altında ezilen, çözülen Türkiye’nin geçtiği tarihsel dönemeç budur. Türkiye’de değişimin zamanı gelmiştir. Bu değişimin öncüsü ve dinamik gücü, YURT Partisi olacaktır. Bu dönemecin başarıyla aşılması çatışma yerine uzlaşmaya dayanan rant ekonomisi yerine üretim ekonomisini amaçlayan ayrımcılığı öne çıkaran ideolojik yaklaşım yerine ülkenin sorunlarını çözecek bir demokratik değişim programını yaşama geçirmek için kurulan YURT Partisi’nin iktidara gelmesiyle mümkün olmaktır.